Gıda Dedektifi’nin 9 Ocak günü Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi tağşiş duyurusu sonrasında yaptığı yayınlar başta Gimdes’in baş denetçisi Hayrettin İşbilir ve eşi tarafından hakaret, itham ve karalayıcı sözlerle alaya alınmış ve itibarsızlaştırma ve provokasyon paylaşımları yapılmıştır. Bu şahıslar, Gimdes’i temsilen yaptıkları paylaşımlarda Gıda Dedektifi hesabına “terör örgütü” yakıştırması yaparak, Gıda Dedektifi hesap yöneticisi Musa Özsoy’a ise “muhteris”, İslam düşmanı”, “iftiracı” ve “kudurmuş” gibi seviyesiz itham ve hakaretlerde bulunmuştur. Söz konusu şahısla ilgili elbette yasal haklarımız bakidir ve gerekli hallerde onur kırıcı sözlerle alakalı hukuki girişimlerde bulunulacaktır. Diğer yandan, yayınlarımızın hiçbirinde bu şahıs veya eşiyle alakalı tek bir hakaret, karalayıcı söz ya da benzeri bir ifademiz olmamıştır ve olamaz.

Yayınlarımız sadece Gimdes tarafından helal sertifikası verilen Afia markasıyla ilgili resmi bir duyuruyu referans almaktadır. Buna rağmen, ortaya bir iftira atılmış veya gerçek dışı bir yayın yapılmış gibi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı kamuoyu duyurusunu kabul etmeyerek, devlet kurumlarına karşı da itibarsızlaştırmaya gidecek ifadelerde bulunan kuruluşla ilgili yapılan araştırmalarımız sonrasında, kurumun da denetleme faaliyetlerini iyiye götüreceğine inandığımız bir takım sorular ve sorgulamalar yapılmıştır. Bu yayınlarımız sırasında ise Gimdes’in baş denetçisi konumundaki kişi ve eşinin provokatif paylaşımları sonrasında Gimdes’e gönül veren kişilerin tarafımıza yönelik kışkırtılarak, hakaretler ve seviyesiz ithamlarla taraf olmasının önü açılmıştır. Oysa ki, Gıda Dedektifi yayınları tamamen devlet kurumlarınınr resmi beyanlarını ve kamuoyuna açık etiket beyanlarını referans alarak, tüketici lehine sorular ve sorgulamalar içermektedir. Kişisel hiçbir kanaat, kişisel hırs veya ticari kaygı gütmeyen bu yayınların karşılığında ise bu kişiler başta olmak üzere, bu kişilerin yayınları sonrasında galeyana gelen birkaç kişi de hakaretleriyle bu provokasyona ortak olmuştur.
Sonuç olarak Gıda Dedektifi hesaplarında bugün yayınladığımız Gıda Panorama kesitleri ve Youtube’da yayınlanan yarım saatlik Gıda Panorama programında tüm açıklığıyla süreç anlatılmış ve Gimdes’e bir takım sorular yönetilmiştir. Bu süreçte Gimdes’in helal sertifika verdiği Afia markasının fason üretim modeliyle çeşitli illerdeki fabrikalarda ürettirdiği ürünlerin içeriklerine ait hammaddelerin analiz raporları ile ortaya çıkan son üründen alınan numuneler, şahit numuneler veya analiz raporlarının Gimdes’te olup olmadığı, eğer varsa bunların açıklaması ve eğer yoksa; neye ve hangi kriterlere göre helal sertifikası verildiği tarafımızca sorgulanmaktadır. Diğer yandan, Gimdes’in üretim tesislerine helal sertifika vermezken, aynı üretim tesislerinde sadece Afia markalı ürünlere helal sertifika verilmesinin teknik ve bilimsel açıklaması da, yine Gimdes tarafından yapılan analizlerle ortaya konulmalıdır. Eğer bu analizler veya bilimsel tespitler ortada yoksa, Gimdes, bir saati 50.000 ₺ olan tetkik çalışmalarında hangi bilimsel kriterlere göre çalışma yaptığını tüm detaylarıyla kamuoyuna açıklamalıdır. “Gelin fabrikayı gezdirelim” ifadeleriyle laf kalabalığı yapmak yerine, daha kendilerine bile ait olmayan bir fabrikada, helal sertifika verilmemiş ve dahası hammaddelerinin analizi yapılmamız bir süreçte Gimdes’in tarafımıza fabrika gezisi düzenlemesinin teknik ve bilimsel hiçbir anlamı yoktur.

Diğer yandan gerek Instagram hesabımızda gerekse Youtube kanalımızda yapılan Gıda Panorama yayınında detaylarıyla aktardığımız gibi, helal sertifikalı olarak üretilen ürünlerin içeriği sağlığa uygun olmayan bileşenlerle dolu olup, dahası firmanın “koruyucu içermez” diye beyan ettiği ürünlerde koruyucu katkı maddeleri ile “sağlıklı” diye beyan ettiği ürünlerde de çeşitli katkı maddelerini olması gerek mevzuata gerekse etik değerlere aykırı, tüketiciyi de aldatıcı niteliktedir. Bunun yanında fıkhi olarak atıfta bulunan Gimdes’in, bu içerikleri - palm yağı, glikoz şurubu, yapay aroma vericiler ve benzeri bileşenlerin olmasına rağmen nasıl “helal” haricinde “tayyip” olarak nitelendirildiği de teknik olarak açıklanmalıdır. Diğer yandan Gimdes, insan sağlığına doğrudan zarar veren ve vermeyen bileşen tanımını hangi kritere göre belirlediğini kamuoyuna açıklamalıdır. Son olarak tüm bu sürecin başlamasına sebep olan baldaki tağşiş hususunda da, Gimdes tarafınca yapılmış tek bir analiz raporu bile paylaşılmaması, Afia firmasının da yine fason olarak ürettirdiği ürünle alakalı 2 yıl önce ilişkiyi kestik demesine rağmen; ürünün Yıldız Holding’e ait Seç markette 3 ay önce tespit edilerek bakanlık yetkilileri tarafından analiz edilmesi ortaya konan süreçte samimiyetsiz ve dahası tüketiciyi aldatıcı açıklamaları meydana getirmektedir. Bu halde, Gıda Dedektifi’ne her türlü hakareti kendinde hak görenlerin, kendilerini “İslam neferi” olarak tanımlayanların; bu noktada kamuoyuna daha şeffaf, dürüst ve etik bilgi vermeleri de sürecin hassasiyeti açısından önemlidir. Diğer yandan Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tağşiş duyurusuna ve tespitine ısrarla karşı çıkan Gimdes ve Afia kuruluşlarının, ellerinde hiçbir denetim raporu olmadan, kendilerine ait tek bir analiz olmadan, son 6 ayda 19 kez tağşiş listesine yer alan firmanın 2 yıl önce yaptırdığı analiz raporuna sığınmaları da milyonlarca insanın güven duyduğu helal sertifikasyon süreciyle alakalı aklımızdaki soru işaretlerinin başlamasına yeterli bir ihmal olmuştur. Bunun dışında kişiler ve kurumlar tarafından üzerimize atfedilen her türlü çirkin itham, iftira ve karalayıcı iddiayı da kendilerine iade ederek, bu sorular çerçevesinde kamuoyunun bilimsel gerçekler ve uydurma değil, dayanaklı fıkhi hükümlere göre aydınlatılması gerekliliğini tekrar önemle talep etmekteyiz.